EKŞİ MAYALI EKMEK İSTERSENİZ...

EKŞİ MAYALI EKMEK  İSTERSENİZ...
...BUYRUN, BİR DİLİM ALINIZ

17 Şubat 2010 Çarşamba

ÇİKOLATA ve KAHVE KİTABI OKURKEN...

Yemek kitabı okur musunuz?
Ben bayılırım!
Demem o ki, sadece bir yemeğin hangi usulle yapılacağını bilemediğimde bakmam, yemek kitabına. Alır, basbayağı roman okur gibi okurum.
Ayrıca, mutfak dergileri, yemek kültürü kitapları var; onları da okumayı çok severim.
Bu okumalardan, o esnada zevk aldığım gibi, bir gün bir yerde kullanıvereceğim bir bilgi, tarif filan bulmuşsam, değmeyin keyfime...

Geçen gün aylık, haftalık dergilere göz atarken, gösterişinden, -mış gibi yapışından başka özelliği olmadığı için okumayı sevmediğim bir derginin beraberinde "çikolata-kahve" kitapçığı verdiğini gördüğüm için, dergiyi bu seferlik aldım.
Eve dönüşte, akşamımı keyifli geçirecek bir hedefim olduğu düşüncesiyle mutluydum.

Akşam yemeğini hazırlarken, kaç zamandır aklımda olan zeytinli ekmeği yapmak için,iki arada bir derede hamur mayaladım. Yemek yendi, sofra ve mutfak toparlandı, çocuklar bilgisayar, müzik uğraşlarına gömüldü, ben de "Çikolata ve Kahve" kitapçığına.
Kitap küçük ve sevimli; kakao ve kahvenin ilk kez ne zaman kullanıldığından, üretiminden başlayan, devamında çeşitli tariflerin yer aldığı, fotoğraflı hoş bir kitap.

Derler ki, sofrada, bir yandan da yemek konuşmak, sohbeti tatlandırdığı gibi, yenilenden alınan damak tadının artmasına neden olurmuş. En keyifli yemek sohbetleri, sofrada yapılanmış.
Bu defaki ekmek yapma sürecim, okuduğum kitap nedeniyle biraz öyle oldu.
Mayala, sofraya otur...
Yemek kitabı oku, hamurun gazını al, tekrar oku...
Hamuru zeytinle birleştir, tekrar kabarmaya bırak, kitaptaki çikolatalara iç geçir.
Fırını yak, kahvelere göz süz...
Ekmekler pişsin, ev gece gece mis gibi koksun, çocuklar içerden "an-neee, ne'li ekmek bu-uu?" diye seslensinler...
Senin aklın okuduğun baharatlı sıcak çikolata tarifinde kalsın, bitterler gözünün önünde uçuşsun...
Derken, olan oldu!

Birisi tepside, diğeri tavada pişen nefis kabarmış iki ekmek tezgahta soğumaya başlayınca, önce fotoğraf çekeyim, sonra çocuklara birer dilim vereyim, ardından bir dilim de şu tavada pişenin tadına bakayım, hıımmm, güzel olmuş, bir de somunu deneyeyim, derken derken, kendime geldiğimde çeyrek ekmeği tüketmiş olduğumuzu farkettim.

Valla, ben masumum!
Bütün suç o çikolata-kahve kitabının!


N'apalım? Çikolata bulamadık, zeytinli ekmek yedik!


Ön planda görünen, somun halinde pişirdiğim ekmek.


Buncağız da, tava ekmeği formunda olan.

Zeytinli ekmek tarifini daha önce vermiştim, buraya ve devamına tıklarsanız bulabilirsiniz.

.

2 yorum:

音楽 dedi ki...

sen illa bana ekmek yaptıracaksın. ama zeytinli ekmeğin tarifini bulamadım. belki de iyi bir şeydir bulamam, yoksa ben bu ekmeği bitirmeden duramam.

Ekmekcikız dedi ki...

Müziciğim,
Yap valla!
Hem biliyor musun, şimdi şu yukarıya yazdığım ekmek tarifini verdiğim zaman da benzer bir isteğin olmuştu, bir de şu link var.
http://ekmekcikiz.blogspot.com/2008/03/iki-renkli-zeytinli-ekmek.html

Tıkla, ikisi birlikte sana yardımcı olur, sanırım. Daha da olmazsa, geleneksel(!) ikinci Yıldız Parkı pikniğimizde bir çaresine bakarız.;)

Sevgiler.
:))