EKŞİ MAYALI EKMEK İSTERSENİZ...

EKŞİ MAYALI EKMEK  İSTERSENİZ...
...BUYRUN, BİR DİLİM ALINIZ

30 Ağustos 2010 Pazartesi

PATATESLİ EKMEK



Funda'yla buluştuğumuzda söz ekmeğe de geldi. "Patatesli ekmek yapıyorum sık sık, güzel oluyor, uzun süre taze kalıyor" dedi.
İlk fırsatta deneyeyim diye, ne kadar patates, nasıl yapıyor sordum, öğrendim.


Dün akşam/gece televizyonda Emmy töreni seyretme saatine dek, mayaladım, pişirdim.


Kaç zamandır en sevdiğim un olan ruşeymli unla, -yok eksik oldu, çavdarla beraber en sevdiğim un o- ekmek yapmıyordum. Un seçimim tamam, patatesler haşlandı.
Ben bu hamura yoğurt katsam biraz yine, geçen gün yulaflı ekmek yaparken iyi olmuştu.
Esmer şeker yerine pekmez, tuzsuz olmaz zaten.
Biraz da beyaz un iyi olur, yoksa çok esmer olacak.
Bakalım şimdi, pişme biçimi nasıl olsun?
Tamam, hamurun yarısını tava ekmeği yapayım, yarısını tepside pişireyim, hazır gevşek bir hamur olmuşken, ciabatta'yı denk düşürüveririm bakarsın.


Önce tava ekmeği pişecek.
Pek güzel oldu, tam istediğim gibi bir tava ekmeği... Ayy,biraz fazla kızarmış buncağız, tühh! Yok yok, değilmiş, gayet güzel.


Şimdi sıra tepsi de.
İyi güzel, bu da pişti. Boyları biraz küçük mü oldu hani ciabbata'ya niyetlenmişken... Yok yok, daha iyi sandviç gibi.


Gördüğünüz gibi, her soruya bir cevabım ve her soruna bir çözümüm var. Niyet önemli bence, ekmek evde yapılıyorsa, temel kuralları biliyorsanız, lezzet ve sağlıklılık garanti demektir. Gerisi ağız tadı, o da nasıl hoşunuza gidiyorsa.



Tarif mi dediniz?
Olur yazayım, ama bilin ki asıl tarif sizin unu eklerken el ölçünüz, hamura dokunurken aldığınız his, pişerken çıkan kokunun karar veren yol göstermesi.


Şöyle bir miktarı kullandım, aşağı yukarı:


4 orta boy haşlanmış ve ezilmiş patates,
4 yemek kaşığı yoğurt,
2 yemek kaşığı pekmez,
1 tatlı kaşığı deniz tuzu,
5 bardak ruşeymli un,
3 bardak beyaz un,
2 yemek kaşığı kuru maya,
2 su bardağı ılık su.


Bütün malzemeyi katıştırıp, unu azar azar ekleyip, on dakika kadar yoğurdum.
Ağzı kapalı bir kapta, ılık yerde iki saate yakın süre kabardı, iki katına çıktı.


Önce tava ekmeğini fırına verdim:
Her tarafı çelik orta boy tencereyi 220 dereceye getirilmiş fırında 20 dakika beklettim, hamuru koymadan tencerenin içine zeytinyağı sürdüm.Yarım saat ağzı kapalı ve 200 derecede, on dakika ağzı açık ve 180 derecede pişirdim.


Kalan hamuru, yağlı kağıt serilmiş tepsiye avuç büyüklüğünde parçalar koparıp, şekil vererek yerleştirdim. Tavanın işi bitince, tepsiyi fırına yerleştirdim. Onlar 180 derecede ve yaklaşık 25 dakikada piştiler.


Afiyet olsun efendim.


.

6 yorum:

Oya Kayacan dedi ki...

Anlatım tam benlik Ekmekçi, bayıldım. Olsa da yesem... Denesem veya, yapsam da yesem... Şu hamur işleri bana bir yakın bir uzak oluyor. Alışamadım gitti. Bu kış kendi ekmeğimi kendim yapsam artık, diye bir söz versem mi kendime, acabaaaa???

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sevgili Oya,
Sizden böyle bir iltifat almak koltuklarımı kabarttı, teşekkür ederim.

Ekmek yapayım size, bana mail atıp adresinizi verin, göndereyim. Bayılırım buna!
:))
Ayrıca, kendi ekmeğinizi yapmanızı hararetle tavsiye ederim, çok büyük bir konfor ve keyif aynı zamanda.

zeliha (umutsepeti) dedi ki...

Çok besleyici bir ekmek,makine alınca ilk deneyeceğim tariflerden olacak inşallah.Ellerinize sağlık.

Mehtap Pasin Gualano dedi ki...

O ne sempatik ekmek sepeti oyle... Cok begendim... Evde ekmek yapmak, evi yuvaya donusturen seylerden biri... Bizde henuz yok, yakin gelecek planlarinda da yok ama "niye olmasin" larda var...

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sevgili Zeliha,
Size cesaret vereyim, ekmek yapmak için makine almayı beklemeyin, hemen deneyin.:)
Sevgiler.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sevgili Mehtap,
Ekmek sepetini "bu tam Ekmekcikızlık işte" diye beğenip almış, yurtdışı gezmesine giden br arkadaşım. Çok sevinmiştim.
Ekmek yapmak, eve en sıcak ve en sarmalayan enerjiyi veren eylem olsa gerek. Belki bir de reçel kaynatmak...
:)